
"Yok canım, ne alakası var! Tabii ki, hayır." dedi kendinden çok emin bir sesle. Büyük koltuktaki her zamanki rahat oturuşu, hangi renkte olduğunun bir türlü ayrımına varamadığım gözleri, o gözlerle bana doğru bakışı ve konuşurken dudaklarının kenarında oluşan alaycı kıvrımlar da bir o kadar emindi kendisinden:
"Bilgeliğin karasularına ulaşmak için, tabii ki Bilge Karasu okumak tek başına yetmez!"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder